Diyet ve Zayıflama

Diyet Ve Zayıflama Teknikleri.

Posts Tagged ‘zayıflama’

Zayıflamak için hangi yol seçilmeli?

Posted by zayiflamateknigi Ağustos 6, 2011

Obezite, yani şişmanlık tedavisinin günümüzde doktorları, klinikleri, diyetisyenleri, zayıflama ilaçları, şok diyetleri, diyet yiyecek ve içecekleri, aletleri, edavatı…
ile milyar dolarlık dev bir sektör olmasına hiç de şaşırmamalı. Çünkü, dünyada hem çok fazla kilosu ve çok fazla parası olan milyonlarca insan var, hem de bu fazlalıklara göz dikmiş çok fazla akılları olan insanlar. Amaç, karında, göbekte, kalçalardakilerle beraber cüzdan ve ceplerdeki fazlalıkları uygun şekilde gidermektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, diyetleri Mynet okurları için yazdı.

EN İYİSİ ŞİŞMANLAMAMAK
Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak derim. Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

TERAZİLERLE DOST OLMALI
Kimse zorla zayıflatılamaz. Önce şişmanları, şişman olduklarına, bunun bir hastalık olduğuna ve zayıflamaları gerektiğine inandırmak gerekir. Zira, pek çok obez terazilerden hiç hoşlanmaz, fazla kilolu olduğunu da genellikle kabul etmez.

YEDİĞİMİ ÇOCUK YEMEZ
Şişmanların en büyük bahanelerinden biri de “Su içsem yarıyor” dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, “abur-cuburları”yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

PAZARTESİ DİYETLERİNDEN VAZGEÇMELİ
Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan ‘kolayca’ zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

SİHİRLİ BİR DİYET YOK
Bir kere şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren ‘şok diyetler‘ yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bu tür diyetlerde kaybedilen yağ değil, kas dokusudur.

Aç kalarak ve kendi başına yapılan diyetlerle de zayıflamak genellikle imkânsızdır. Çektiğiniz eziyet yanınıza kâr kalır.

EN İYİ DİYET HANGİSİ
Şişmanlarda bu fazlalıklar olduğu sürece onlara göz diken yeni birileri mutlaka çıkacaktır. En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

PAHALI DİYET ÜRÜNLERE KANMAMALI
Diyet veya ‘light’ adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler… gerçekten çok pahalıdır. Bunların yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten.

PARASI OLAN DA AÇ, OLMAYAN DA
Bu dünya bir tuhaf.

Gençken parası olmadığından… bulamadığından yiyemeyen insanlar, paraları pulları olduğunda ise, bu sefer de kilo almamak ya da fazla kilolarını verebilmek için aç bilaç gezmek zorunda kalıyorlar.
Sonuçta, parası olan da aç, cebi delik olan da.

alıntıdır:diyetuzmanı.com

Posted in zayıflama | Etiketler: , , , , , | Leave a Comment »

İsveç Diyeti

Posted by zayiflamateknigi Ağustos 6, 2011

İsveç Diyeti 1. gün
Sabah: 1 Fincan şekersiz kahve
Öğle: 2 adet haşlanmış yumurta, 1 porsiyon az yağlı haşlanmış ıspanak, 1 domates
Akşam: 200 gr ızgara biftek, zeytinyağlı ve bol limonlu yeşil salata

İsveç Diyeti 2. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve
Öğle: 2 ince dilim salam, 100 gram light yoğurt
Akşam: 200gr ızgara biftek ,zeytinyağlı ve bol limonlu yeşil salata, 1adet meyve

İsveç Diyeti 3. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve , 1 dilim kepekli kızarmış ekmek
Öğle: Haşlanmış ıspanak, 1adet Domates, 1adet meyve
Akşam: 2 adet haşlanmış yumurta, 2 ince dilim salam, zeytinyağlı ve bol limonlu yeşil salata

İsveç Diyeti 4. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve, 1 dilim kepekli kızarmış ekmek
Öğle: 1 adet haşlanmış yumurta, 1 adet haşlanmış havuç, 250 gram yağsız beyaz peynir
Akşam: 1 bardak portakal suyu, 100 gram light yoğurt

İsveç Diyeti 5. gün
Sabah: 1adet rendelenmiş limonlu havuç
Öğle: 200 gr haşlanmış yağsız balık
Akşam: 200 gr haşlanmış biftek, yağsız salata ve haşlanmış brokoli

İsveç Diyeti 6. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve
Öğle: 2 adet haşlanmış yumurta, 1 adet haşlanmış havuç
Akşam:200 gr ızgara tavuk (derisiz ),yağsız ve bol limonlu salata

İsveç Diyeti 7. gün
Sabah: Şekersiz bitki çayı
Öğle: 200 gr ızgara kırmızı et ,1 porsiyon taze meyve
Akşam: Hiçbir şey yenmemelidir.

İsveç Diyeti 8. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve
Öğle: 2 adet haşlanmış yumurta, 1 porsiyon haşlanmış ıspanak, 1 domates
Akşam: 200gr ızgara biftek, az yağlı ve bol limonlu yeşil salata

İsveç Diyeti 9. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve
Öğle: 2 ince dilim salam, 100 gram light yoğurt
Akşam: 200 gr ızgara biftek , yağsız ve bol limonlu yeşil salata, 1 adet yeşil elma

İsveç Diyeti 10. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve,1 ince dilim kızarmış kepekli ekmek
Öğle: 1 porsiyon haşlanmış ıspanak, 1 domates, 1 adet yeşil elma
Akşam: 2 adet haşlanmış yumurta,2 ince dilim salam, yağsız bol limonlu yeşil salata

İsveç Diyeti 11. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve, 1 dilim kızarmış kepekli ekmek
Öğle:1 adet haşlanmış yumurta, 1adet rendelenmiş havuç, 250 gram yağsız beyaz peynir
Akşam : 1 adet portakalın suyu, 100 gram light yoğurt

İsveç Diyeti 12. gün
Sabah: 1 adet rendelenmiş bol limonlu havuç
Öğle: 200 gr haşlanmış yağsız balık
Akşam: 200 gr ızgara biftek, yağsız salata ve brokoli

İsveç Diyeti 13. gün
Sabah: 1 fincan şekersiz kahve
Öğle: 2 adet haşlanmış yumurta, 1 adet rendelenmiş havuç
Akşam: 200gr haşlanmış tavuk(derisi alınmış),yağsız ve bol limonlu salata

Posted in zayıflama | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Neden Kilo Veremiyoruz?

Posted by zayiflamateknigi Temmuz 22, 2011

Çalışıyoruz,emek sarfediyoruz ( spor yada rejim vb ) yinede kilo veremiyoruz.Bunun pek çok nedeni olabilir.Başlıca nedenler aşağıdadır :

GECE ATIŞTIRMALARI
Genelde gün boyu yeterli besin tüketmeyen, stresli ve yoğun çalışanlarda azalan enerjiyi yükseltmek adına tüketilen gece yemeleri, en olmadık saatte aşırı kalori alımına neden olarak vücudun yağlanmasına sebep oluyor.

YETERLİ KALSİYUM ALMAMAK
Hemen hemen herkes kalsiyumun sağlıklı kemiklere sahip olmak için gerekli olduğunu biliyor. Ancak kalsiyumun kilo vermede de etkili olduğu pek fazla bilinmiyor. Araştırmalar kalsiyum açısından zengin olan yiyeceklerle beslenenlerin vücut kitle endekslerinin daha düşük olduğunu gösteriyor.

YETERSİZ UYUMAK
Yapılan araştırmalar, uyku süresi ile obez olma riski arasında güçlü bir bağlantı olduğunu gösteriyor. Gecede 4 saatten az uyuyanlar 7 ile 9 saat uyuyanlara göre kilo alımında daha yüksek bir risk altında bulunuyor. Uyku eksikliğinde midemiz açlık hormonu salgılıyor. Bu durum yemeği fazla kaçırmamıza sebep oluyor. Uyku ritminin ve uyku düzeninin bozulması sonucu vücutta bazı kimyasal değişiklikler meydana geliyor. Bu durumda ise diyabet, hipertansiyon gibi ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkabiliyor.

BESİNLERE AMBARGO KOYMAK
      Bedeni tek tip besinlerle beslemek, yemeklerde aşırı seçici davranmak, belli besinleri sofradan tamamen çıkarmak kilo alımına sebep olabiliyor. Çünkü vücudumuzun tüm besin gruplarını dengeli ve yeterli tüketmesi gerekiyor. Ayrıca alkol alımına bağlı olarak tüketilen diğer besin maddelerinin de (kızarmış patates, cips, mezeler vs.) vücutta gereksiz bir kalori ve yağ deposu olarak kalacağını unutmamak gerekiyor.

STRESİ KONTROL EDEMEMEK
      Birçok kişi sinirli ya da üzüntülü olduğunda yaptığı ilk iş buzdolabına yönelmek oluyor. Çünkü bu tür zamanlarda vücutta salgılanan kortizol hormonu iştah açıyor ve bizi yemeye yönlendiriyor. ABD’de son yıllarda yapılan çalışmalar stresin doğrudan vücudumuzda yağ birikimine yol açtığını ve bunun sonucu olarak kilo alımına sebep olduğunu gösteriyor. Aşırı stresin tetiklediği beyinde salgılanan NPY hormonu ise daha fazla yememize ve bel bölgesinde yağ birikimine neden oluyor. Böylece kısır bir obezite döngüsü başlamış oluyor. Diğer bazı araştırmalar da, stres altındaki insanların kendilerini daha fazla yiyerek veya alkol ve tütün tüketimini arttırarak teselli ettiklerini, bunun da kolesterol düzeylerini olumsuz etkilediğini ortaya koyuyor.

 YANLIŞ İLAÇ KULLANIMI
      Genelleyemesek de, bazı ilaçların kullanımı (depresyon gidericiler, hormon ilaçları, kortizon vs) bazı kişilerde kilo artışı ve şişmanlık sorununda tetikleyici rol oynuyor, Bu ilaçların kullanımının kan şekerinde düşmeye (hipoglisemi) ve insülin seviyelerinde kilo arttırıcı düzeyde artmaya (hiperinsülinemi) yol açtıkları araştırmalarla ortaya konmuş. Bu ilaçlar kullanılırken beslenmeye ayrıca dikkat edilmesi ve günlük hareket miktarının artırılması oldukça yerinde…

 YETERLİ SU TÜKETMEMEK
      Su yerine; çay, kahve, gazlı içecekle vücudun sıvı ihtiyacını karşılamak, zayıflamamızı engelleyen sebeplerin en önemlilerinden biri. Çünkü metabolizma için, besin kadar önemli bir yeri olan su ihtiyacının, gün içinde karşılanması gerekiyor. Çünkü su, kortizol hormonu salgılamasını bloke ederek gereksiz yemek yemeyi ve kabızlığı engelliyor. Yemeklerden önce içilen su ise tokluk hissi veriyor, yağların depolanmasını engelliyor.

 HAREKETSİZLİK
      Gün içinde hareketsiz kalmak kilo vermenin önünde duran en büyük engel. Güne erken başlamak ve 7-8 saatten fazla uyumamak, kısa mesafeler için taşıt kullanma yerine yürümek, asansör yerinede merdiven kullanmak vücut aktivitesinin artmasına yardımcı oluyor.

 TİROİT YETMEZLİĞİ
      Tiroit yetmezliği metabolizmayı yavaşlatan ve bu nedenle kişilerde önceki kilolarına göre yüzde 15- 30 oranında kilo alınmasına neden olan bir hastalık. Bu nedenle tiroit bezi yetmezliği tedavi edilmeden kilo vermek oldukça zor. Kadınlarda süt salgılatan hormon olarak bilinen, prolaktin hormonunun fazla salgılanması da kilo almaya yol açan başka bir bozukluk.

 GENETİK MİRASTA ÖNEMLİ
      Gen araştırmaları, şimdilerde şişmanlıkla ilgili araştırmaların en önemli ayağını oluşturuyor. Çünkü açlık hissinin sorumlusu olarak bazı genler görülüyor. Tek yumurta ikizleriyle yapılan araştırmalar gösteriyor ki, vücut ağırlığımızın yüzde 70’ine kadar olan kısmını genlerimize, sadece yüzde 30’luk bölümünü ise çevre faktörlerine borçluyuz. Dolayısıyla ailemizde fazla kilolu kişiler varsa, beslenme alışkanlıklarımıza daha fazla dikkat etmeliyiz. Özellikle hamilelik ve menopoz dönemlerinde!

proactol Plus-fat binder
Phen 375-fat burner
Weight Loss Tea

Posted in zayıflama | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Zayiflama Yolu

Posted by zayiflamateknigi Temmuz 20, 2011


Obezite, yani şişmanlık tedavisinin günümüzde doktorları, klinikleri, diyetisyenleri, zayıflama ilaçları, şok diyetleri, diyet yiyecek ve içecekleri, aletleri, edavatı…
ile milyar dolarlık dev bir sektör olmasına hiç de şaşırmamalı. Çünkü, dünyada hem çok fazla kilosu ve çok fazla parası olan milyonlarca insan var, hem de bu fazlalıklara göz dikmiş çok fazla akılları olan insanlar. Amaç, karında, göbekte, kalçalardakilerle beraber cüzdan ve ceplerdeki fazlalıkları uygun şekilde gidermektir. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta, diyetleri Mynet okurları için yazdı.

EN İYİSİ ŞİŞMANLAMAMAK
Zayıflamanın türlü çeşitli yolları var. Hangisini seçelim diye soruyorsanız, en iyisi hiç şişmanlamamak derim. Esas önemli olan, her besinden yiyerek hayat boyu dengeli beslenmeyi bir alışkanlık haline getirebilmektir. Başka bir deyişle, yemek için değil, yaşamak için yemeyi öğrenmeliyiz. Çünkü, bir kere hem yerleşmiş yağ dokusunu kaybetmek çok zordur ve hem de kısa zamanda bin bir emekle, zahmetle verilen kilolar genellikle daha kısa zamanda üstelik de fazlasıyla geri alınır.

TERAZİLERLE DOST OLMALI
Kimse zorla zayıflatılamaz. Önce şişmanları, şişman olduklarına, bunun bir hastalık olduğuna ve zayıflamaları gerektiğine inandırmak gerekir. Zira, pek çok obez terazilerden hiç hoşlanmaz, fazla kilolu olduğunu da genellikle kabul etmez.

YEDİĞİMİ ÇOCUK YEMEZ
Şişmanların en büyük bahanelerinden biri de “Su içsem yarıyor” dur. Hiç de fazla yemedikleri halde kilo almaktan veya verememekten yakınanlar bütün yedikleri ve içtiklerini kaydederlerse, kabahatin suda olmadığını kolayca anlarlar. Bunlar, “abur-cuburları”yiyecek ve içecekten saymayanlardır.

PAZARTESİ DİYETLERİNDEN VAZGEÇMELİ
Birçok insan her pazartesi veya her aybaşı sabahı diyete başlar, ancak daha o akşam veya en geç ertesi gün de vazgeçer. Çünkü, insanlar çok kısa zamanda, yediklerinden fazla kısmadan ‘kolayca’ zayıflamayı isterler. Hatta, mümkün olsa da bir düğmeye basılıp fazla kilolar birden kaybolsa çok iyi olacaktır.

SİHİRLİ BİR DİYET YOK
Bir kere şuna emin olun ki, öyle birkaç haftada bilmem kaç kilo verdiren ‘şok diyetler’ yararsız olduğu gibi, sağlık için de çok risklidir. Belki bunlarla kısa sürede kilo verilebilir, ama diyet bırakılınca eski kilolar hemencecik fazlasıyla geri alınır. Bu tür diyetlerde kaybedilen yağ değil, kas dokusudur.

Aç kalarak ve kendi başına yapılan diyetlerle de zayıflamak genellikle imkânsızdır. Çektiğiniz eziyet yanınıza kâr kalır.

EN İYİ DİYET HANGİSİ
Şişmanlarda bu fazlalıklar olduğu sürece onlara göz diken yeni birileri mutlaka çıkacaktır. En iyi diyet, bir doktor ve diyetisyen tarafından kişiye özel olarak hazırlanan diyettir. Kilo vermekte hiç aceleci olunmamalıdır. İdeal bir diyette, vücudun ihtiyacı olan her tür besin olmalı, ancak miktarı ve kalorisi düşük tutulmalıdır. Esas önemli olan verilen kiloların bir daha geri alınmamasıdır. İnsanı aç ve hâlsiz bırakan rejimlere itibar edilmemelidir.

PAHALI DİYET ÜRÜNLERE KANMAMALI
Diyet veya ‘light’ adı altında satılan çikolatalar, reçeller, kekler, bisküviler… gerçekten çok pahalıdır. Bunların yerine kalorisi düşük olan alternatifler bulmak her zaman mümkündür. Bu pahalı ürünlerin tek faydası, cebinizde yiyeceğe verecek para bırakmamam yoluyla kilo vermenize katkıda bulunmasıdır. Diyetisyenlerin vizitelerinin de çok yüksek olmasının bir nedeni de budur zaten.

PARASI OLAN DA AÇ, OLMAYAN DA
Bu dünya bir tuhaf.

Gençken parası olmadığından… bulamadığından yiyemeyen insanlar, paraları pulları olduğunda ise, bu sefer de kilo almamak ya da fazla kilolarını verebilmek için aç bilaç gezmek zorunda kalıyorlar.
Sonuçta, parası olan da aç, cebi delik olan da.

alıntıdır:diyetuzmani.com

proactol Plus-fat binder
Phen 375-fat burner
Weight Loss Tea

Posted in zayıflama | Etiketler: , , , | Leave a Comment »

Kilo Verme Yöntemleri

Posted by zayiflamateknigi Temmuz 19, 2011

Sağlıklı kilo vermenin, hatta bazen ne olursa olsun kilo vermenin sadece takıntı haline geldiği dönemlerde en çok sorulan sorulardan bir tanesi kilo vermek amacıyla sunulan aletlerle ilgili oluyor.

Danışanların kilo kaybetmek için epey ilgi gösterdiği bu sektör gerçekten de çok kısa sürelerde mucizeler sunuyor. Fakat üzülerek söylemeliyim ki, aslında işin iç yüzü sunulan yöntemler kadar parlak değil. Hatta bazıları sağlımız için birer tehdit.

İşte bu yöntemlerden en çok sorulanlar ve merak edilenler:

  • SAUNA VE TERLEME AMAÇLI GİYSİLER:

Bu yöntemle yağları yakmanız imkânsız. Bu yöntemle elde edebileceğiniz tek şey bol bol terlemek. Yani sadece dehidratasyon(su kaybı). Bu durum özellikle zayıflamak için biz uzmanların önerisi olan su tüketimine oldukça ters. Üstelik bu yöntem genellikle fiziksel aktivite sırasında tercih edildiği için vücut ısısının dengesizce artmasına neden olarak vücut için tehlikeli bir durum yaratıyor. Yöntemi uyguladıktan sonra gerçekten ağırlık kaybı yaşanıyor. Ancak sağlanan ağırlık kaybı geçici ve su tüketimini dengeledikten sonra kaybedilmiş gibi görünen ağırlığı tekrar geri kazanılıyor.

  • TİTREŞİMLİ KEMERLER VE ELEKTRİKLİ UYARICILAR:

Bu yöntemle sadece belirli bölgelerdeki (özellikle göbek, kalça vb.) belirli kas gruplarına titreşim gönderiliyor. Ancak bu titreşim o kas gruplarının enerji harcaması anlamına asla gelmiyor. Sadece pasif jimnastik yapılmış olunuyor. Ancak şu unutulmamalı. Pasif jimnastik asla enerji harcatan bir metot değildir. Hatta bu kas gruplarına nedensiz uyarı verilmek kas grupları için belli bir zamandan sonra tehlikeli hale gelebiliyor.

  • BELLİRLİ BÖLGELERE YÖNELİK İNCELTİCİ EGZERSİZLER:

Bu yöntem tek başına etkili bir yöntem olamıyor. Ancak yapılan düzenli ve bütün kas gruplarına yönelik egzersizlerden sonra (tempolu yürüyüş, yüzme, bisiklet, koşma vb.) yapıldığında etkili olabiliyor. Çünkü daha öncede belirtildiği gibi esas nokta enerji harcamaktan geçiyor.

Bu yöntemlere daha birçoğu eklenebilir. Ama unutmamak gerekir ki, zayıflamak mucizevî yöntemlerle elde edilmeye çalışıldığında her zaman için sağlıksız olacaktır. Çünkü zayıflamak biz uzmanların kontrolünde ve davranış değişikliği tedavisi uygulanılarak elde edilebilecek bir süreçtir.

Alıntıdır: doktorsitesi.com       Pınar Akkuzu Diyetisyen

proactol Plus-fat binder
Phen 375-fat burner
Weight Loss Tea

Posted in zayıflama | Etiketler: , , | Leave a Comment »

En iyi 10 Diyet

Posted by zayiflamateknigi Temmuz 14, 2011

İşte uzmanlara göre dünyada en sağlıklı kilo verdiren 10 diyet programı ve püf noktaları…

Glisemik endeks diyeti

• Karbonhidrat tüketimine dikkat ederek, kan şekerini sabit tutmayı hedefler. Genellikle şeker hastaları tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Arpa, çavdar ve kepekli buğday ile düşük karbonhidratlı sebzeler.

Karpuz değil elma

• Düşük Glisemik İndeks Diyeti (DGİD) yeni bir yaklaşımın ürünüdür. Bizim önerimiz, günlük kalori kısıtlamasını yaparken, yağlardan gelen kalorileri azaltmak yanında karbonhidratlarda da azaltma sağlamanız ve glisemik indeksi yüksek karbonhidratlardan uzak bir beslenme tarzını özenle sürdürmeniz.

• Böyle bir diyet ekonomik ve kalıcı bir kilo kontrolü sağlar, mantıklı ve pratiktir. Bu diyette yapacağınız tek şey; toplam kalori kısıtlamasını sürdürüp yağdan gelen kalorileri en aza indirirken ( yüzde 30), beraberinde glisemik indeksi yüksek karbonhidratları çok sınırlı bir şekilde tüketmektir.

• Herhangi bir kalori planlamasını yaparken siz 50 kalorilik bir meyve hakkınızı, elmadan değil de muzdan ya da karpuzdan yana kullanırsanız glisemik indeksi daha yüksek olan muz ve karpuz ile daha fazla ensülin salgılatacağınızı ve yüksek bir ensülin seviyesine sahip olacağınızı bilmelisiniz.

• Kilo kontrolünüzün yüksek ensülin seviyelerinde pek mümkün olmayacağını öğrenirseniz daha başarılı ve kalıcı bir kilo yönetimi sağlarsınız.

• Bunu yaparken yeterince sıvı almanız, hiçbir zaman öğün atlamamanız, porsiyon büyüklüklerine dikkat etmeniz, akşam 20.00’den sonra yemek yememeniz, geç saatlerde tüketilen besinlerin ensülin düzeyinizi ciddi düzeyde arttırıp yağ depolamanızı tetikleyeceğini hatırlamanız gerekmektedir.

• Sağlıklı beslenme ve kilo vermeye ilgili tüm doğru alışkanlıkları sürdürmeniz diyet yaparken de, sonrasında da zorunludur.

Makrobiyotik diyet

• Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.

• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.

Makrobiyotik ‘te 4 altın kural

1. Sadece karnınız açken yiyin ve bir lokmayı en az 50 kez çiğneyerek yutun.

2. Günlük aldığınız gıdaların yüzde 10’u çorba, yüzde 30’u sebze, yüzde 10’u fasulye ve yüzde 50’si tahıl olmalıdır. Tüm bunların yanında meyve ve bir avuç fındık yemeniz gerekiyor.

3. Bol bol yeşil çay için. Bu sindirim sistemini hızlandırır.

4. Diyetinizi yoga ile destekleyin, böylece en iyi sonuçları alacaksınız.

Organik diyet

• Tatlandırıcı, katkı maddesi, hormon ve tarım ilaçları olmadan üretilen sağlıklı tarım ürünleri ile beslenmeyi hedefliyor.

• Örnek gıdalar: Hormonsuz süt, köy yumurtası, kepekli tahıllar, tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebze ve meyve.

Çiğ gıda diyeti

• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor.

• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.

Sonoma diyeti

• Asya ve Akdeniz mutfağının karışımından oluşuyor.

• Örnek gıdalar: Yağsız et, peynir, badem, dolmalık biber, zeytin, brokoli, üzüm, zeytinyağı, çilek, domates, tahıl, her türlü deniz ürünü ve kırmızı şarap.

Nasıl uygulanıyor?

Bu diyet üç aşamadan oluşuyor.

Birinci bölüm: 10 gün sürüyor. Muz gibi tatlıyı hatırlatan meyveler yasak. Günde sadece bir bardak süt içebilirsiniz (yağsız). Nişastalı sebzeler ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler) ve alkol ilk hafta yasaklar listesinde. Kadınlar için limit 1200 erkekler için 1400 kalori.

İkinci aşama: İstediğiniz kiloya gelene kadar devam ediyor. Günde bir bardak şarap içebilirsiniz. Birinci aşamada yasak olan sebze ve meyvelerden günde bir porsiyon yiyebilirsiniz. Kalori limiti kadınlar için 1500, erkekler için 1800.

Üçüncü aşama: Kilo verdikten sonra da yaşlanmayı geciktirmek için sağlıklı beslenmeye devam etmeniz gerekiyor.

Yasaklar: Hayvansal gıdalar, öğünler arası atıştırmalar, meyve suyu, kurutulmuş meyve… Şeker, ekmek, kurabiye, kraker, pirinç, peynir, katı yağ, reçel, dondurma ve hamur işleri de yasak. Sabah kahvaltısında küçük, öğlen ve akşam yemeğinde ise orta boy tabak kullanın. Bu rejimde, diyet ürünler kullanılmıyor.

Jenny Graig diyeti

• İngiltere’de çığır açan beslenme uzmanı Jenny Graig tarafından geliştirildi.

• Örnek gıdalar: Tavuklu makarna, taze sebze-meyve, her türlü sebze çorbası.

Nutri sistem diyeti

• Düşük karbonhidratlı, yüksek protein ve lifli gıdalardan oluşan bir diyet programı.

• Örnek gıdalar: Tarçınlı yulaf yemeği, kremalı brokoli çorbası, ızgara biftek.

South beach diyeti

• Amacı kişiye gıdaların beslenme değerlerini ve uygun porsiyonları öğretmek. Bu yüzden diyet programı, ilk önce düşük karbondidrat ve bol sebze ile başlıyor. İki hafta sonra çikolata ve makarna gibi bol karbonhidratlı gıdalara geçiliyor.

• Örnek gıdalar: 1’inci aşama: Sebze, yumurta, peynir, fındık, balık. 2’nci aşama: Mısır gevreği, patates ve ev yapımı ekmek.

Bölgesel diyet

• Amacı hormon dengesini sağlayarak, vücudun insülün dengesini korumak. Bunun için yüzde 40 karbonhidrat, yüzde 30 yağ, yüzde 30 protein tüketilmesini öngörüyor.

• Örnek gıdalar: Herhangi bir sınırlama bulunmuyor.

Tartı diyeti

• Amaç zayıflamak isteyen kişinin kilosunu belirli bir düzeyde tutmak. Kilo vermek isteyenler için iki farklı seçenek bulunuyor. Birinci seçenekte sadece besleyici değeri olan gıdalar tüketiliyor. İkincisinde ise tüm gıdaları küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi öneriliyor.

alıntıdır:hurriyet.com.tr

proactol Plus-fat binder
Phen 375-fat burner
Weight Loss Tea
UniqueHoodia appetite suppressor

Posted in zayıflama | Etiketler: , , | Leave a Comment »

Neden Şişmanlıyoruz ?

Posted by zayiflamateknigi Temmuz 13, 2011

            Şişmanlığın artışına neden olan etkenler arasında yaşlılık, beslenme alışkanlığının hazır yiyecek türüne kayması ve ayaküstü yenilen tost, sandviç, hamburger, piza, patates kızartması gibi yiyeceklerin fazla tüketilmeye başlanması, kadınlarda çok doğum yapma, daha az hareketli bir yaşam, sanayileşmiş bir toplumda yaşama, evlilik, alkol tüketimindeki artış ve en önemli nedenlerden biri olarak genetik sayılabilir.

           Yaş ilerledikçe metabolizma hızı azalacağından kilo vermek zorlaşmaktadır. Toplum olarak beslenme tarzının özellikleri de şişmanlık için belirleyicidir. Çok yağlı yemek türleri fazlaca tüketiliyorsa, ya da özellikle sanayileşmekte olan ülkelerde daha çok hazır ve ayaküstü hızlı yenilen ancak hamur ve yağdan çok zengin gıdaların tüketimi, yöresel ev yemeklerinin yerini almaya başlamışsa şişmanlık kapıda demektir.

           Kadınlarda her geçirilen gebelik vücutta fazladan kilo bırakabilir. Özellikle kadın, gebelik sırasında gereğinden fazla kilo aldıysa ya da doğum sonrasında bu fazla kiloları atmak için gayret göstermediyse ve çok sayıda doğum yaptıysa yine şişmanlık adayıdır. Kişinin hayatında oluşan bir değişiklik nedeniyle aktivitesi azaldıysa, örneğin bedensel olarak aktif olduğu bir işten masa başı bir işe geçiş, iş bırakma veya emeklilik, araba kullanmaya başlamak gibi nedenlerle enerji tüketimi azalabilir.

           Evlilik de şişmanlığın ortaya çıkması için bir etken olabilir. Gerek erkekte gerekse kadında, özellikle de şişmanlığa eğilimi olan kişilerde evlilik öncesinde kilo almamak ve formda kalmak için gösterilen çaba evlilik sonrasında pek kalmadığı için daha kolay kilo alınabilmektedir. Alkol kullanımı da boş enerji olduğu için ve genellikle beraberinde kalorili yiyeceklerin de tüketilmesi nedeniyle şişmanlık için hazırlayıcı bir nedendir. Bunların yanısıra şişmanlığın ortaya çıkmasında en önemli faktörlerden biri de genetiktir. Bazı ailelerde çocuklar da ebeveynler gibi şişmanlığa eğilimlidir. 

Bu faktörlerden bir ya da daha fazlasının bir kişide bulunması ile şişmanlık ortaya çıkmaktadır. Ancak şu da unutulmamalıdır ki bir kişi ancak ve ancak harcadığından daha fazla gıda veya kalori alırsa ya da tersinden söylersek aldığı gıda veya kaloriden daha az harcarsa şişmanlar. Ayrıca yapısı nedeniyle şişmanlığa yol açan bazı hastalıkların olduğunu ve bir neden yokken sonradan ortaya çıkan şişmanlık hallerinde öncelikle bir doktora gidip, şişmanlığa bir hastalığın mı neden olduğunu anlamak gerekmektedir.

Kaynak: Doç. Dr. Göksun AYVAZ
Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma BD Öğretim Üyesi

proactol Plus-fat binder
Phen 375-fat burner
Weight Loss Tea
UniqueHoodia appetite suppressor

Posted in zayıflama | Etiketler: , , | Leave a Comment »